Cana geleceğine mala gelsin!

Saat 16:00 sularında aceleyle Gemiler Koyu'ndan ayrıldık. Biz İzmir'e , Dönüş'te pazara yetişmeye çalışıyordu. Havadan sudan çokça da ateş kırmızı arabamızın maharet- leri üzerine sohbet ediyorduk.Hepimizin çok sevdiği 1920'nin
Rum köyü şimdinin Türkiye- Yunanistan Dostluk veBarış Köyü ilan edilerek sit alanı yapılan Kayaköyü'nden geçi- yoruz. Hava serin biraz oyalanmak isteriz ama zaman yok.
Yalçın Restaurant'ı geçip küçük virajı alırken Sarı Canavar Kadir ile çarpıştık.Hem kendisi hem arabası sarıydı.
İyi olup olmadığımızı kontrol ettikten sonra titreyerek indik arabadan. Kadir' de eliyle başını tutarak (rol yapıyor !) sarısından indi.Kırmızının şoforü iner inmez, ''Bu yol senin mi ? Nereye gidiyorsun bir baksana şu yola ! " diye çıkıştı. Kaya sakinleri geldi ellerinde su şişeleri ile.Ortamı sakinleştirmeye çalışanlar da vardı . Sarı Kadir'in tarafını tutanlar da saflarda yerini aldılar.......
Uzun bir süre sonra jandarma geldi. Alkol muayenesi , ehliyet , ruhsat , kaza krokisi ,
akşama çıkacak raporlar, doldurulacak ifade tutanakları ...

Al sana zaman,Kayaköyü ve civarında gece 23:00 kadar sürecek yağmur, deniz, fırtına fotograf ve kazazedelerle sohbet :

Kadir : İkimizde hatalıyız .Bi de kırmızının şeridine girmeseydim..
Trafik Görevlisi :
Kadir Bey , olay anında yoktum.Fakat ölçtüm biçtim.
Sen hatalısın...
Kadir : Needem.Eskidiydi zati . Bahaneylen değiştiren gali..
Kırmızının asil sahibi kendini tutamaz, mahalle karısı moduna girer.
K.A.S :
Sen yenilecen de bizim suçumuz ne? Yeni almıştık.Senin dikkatsizliğin yüzünden arabam değer kaybetti.
Kadir:
Canımıza geleceene ,malımıza gelsin.On dene araba alıverem ben saa.

Kadercilik yaşamımızın en çok korkulan, kaygı veren, acıtan alanlarına nüfuz etmiş. Netçen , CANA GELCEENE MALA GELSİN...

Aynı günün diğer fotoğraflarını Karakolda sürecek işlemleri beklerken önce Kayaköy sonra Ölüdeniz'de çektim :